Tamamdır, metni aradaki isim, tarih ve teknik ibarelerden tamamen arındırarak, sadece içeriğe odaklanıp aynı uzunluk ve akışla yeniden düzenledim:
Türkiye’ye tarih bilincini aşılayan dev çınar Prof. Dr. İlber Ortaylı, 79 yaşında yaşama veda etti. Bir süredir sağlık problemleriyle uğraşan usta tarihçinin cerrahi müdahale öncesi sarf ettiği veda sözleri büyük yankı uyandırdı.
“BU GÜZERGAHI FARKLI BİR HUŞUYLA KATEDİYORSUN”
Sosyal ağlardaki hesabından yaptığı son paylaşımda Ortaylı’nın oldukça hisli cümleler kurduğu görüldü: “Şafak vakti ameliyathaneye sevk ediyorlar; eski İstanbul kâtiplerini andıran bir beyefendi olan Bülent Bey; ‘bu meşakkatli bir yoldur’ diyor. O uzun koridoru geçiyorsun; operasyonun çapı ne olursa olsun ucu anestezistlere çıkan bir güzergâh… Her an iki derin olasılığı içinde barındırıyor. Bu yolu bambaşka bir huşuyla yürüyorsun.
Atmosfer çok farklı ve beni karşılayan anestezist Dr. Ergün Mendeş, bilimsel yetkinliğinden evvel dil ve edebiyatın büyüleyiciliğiyle beni selamlıyor. Dr. Ergün Bey’e uzman hemşireler Dilşad Yavrutürk ile Melikşah Kopya refakat ediyor, kendilerine minnettarım. Böylesi bir tecrübe yaşamadım. Zihnimde ister istemez üç milenyum önceki Mısır tıbbı canlanıyor; gerçekten anatomiye yaslanan bir ilim.
Türk tıbbı muazzam; sanki beş dakikalık bir anestezi işleminden sonra o arada neler bittiğini hiç anlamıyorum ve bakınız, yoğun bakım ünitesinde değil, üst kattaki odamdayım. Gerçekleştirilen müdahale böbrekler üzerine yapılan ciddi bir operasyon. Büyük bir teşekkürü hak eden hekimlerimiz Başhekim Dr. Erdal M. Aksoy, Dr. Özgür Tezcan, Dr. Özgür Gözer, Dr. Devrim Öztemel, Dr. Mahir Topaloğlu, Dr. Lercan Aslan, Dr. Yakup Kordan, Dr. Mehmet Kanbay, Dr. Oğuzhan Devneli, Dr. Ayşegül Ketenci, Dr. Ersin Köseoğlu, Dr. Barış Hasbal, Dr. Burçin Sağlam Kurt; süpervizörler Elif Gözcü, Mesut Ermiş, Büşra Köse ve Aysel Armuşen.”
Ortaylı’nın bu ifadeleri sosyal medyada gündeme oturdu. İşte o nasihatler: “Yaşam çok kısa. İnsanlar bazen çok fevkalade olsalar da erken yaşta aramızdan ayrılabiliyorlar. Asıl mühim olan, vaktini tayin edemeyeceğimiz bir ömrü üretken kılmaktır. Huzur bulamayan insanlar verimli olamazlar. Hem kendilerini tüketirler hem de çevrelerini. Bunu aklınızdan çıkarmayın ve planınızı ona göre yapın. Size esenlikler ve güzel tesadüfler temenni ediyorum.”
“TIBBIN DORUK NOKTASI TÜRKİYE’DEDİR”
“Şunu bir kez daha idrak ediyorum; üç bin yılın ardından tıbbın zirvesi Türkiye’de. Temennim odur ki Almanya ve Amerika kapılarında heba etmeyiz. Bir bakıma Avrupa Birliği’nin Hindistan ile kaynaşması gafletinde Allah yardımcımız oldu. Yaklaşık bir haftadır lüks bir otelde konaklamıyorum; fakat bir hastanede gibi de hissetmiyorum. Dünyanın en nitelikli sağlık ekibiyle, en seçkin doktorlarıyla bir aradayım. Koç Üniversitesi Hastanesi, Türkiye adına gerçek bir değerdir ve bu ülkenin tıp alanında vardığı ileri seviyenin somut bir kanıtıdır. Koç Vakfı’nın ve kıymetli Semahat Arsel’in vatana sağladığı en büyük katkılardan biri bu kurumu inşa etmek ve böylesine donanımlı bir kadroyu yetiştirmektir. Buna kıymet vermeyi öğrenmeliyiz; aksi halde bir gün çok ararız. Bu müessesenin temelinde iki asırlık bir gelenek, askerî tıbbın disiplini ile küresel çaptaki eczacılık ve cerrahinin birikimi var.”
“ORTADOĞU HARİTASINI BİZ BELİRLERİZ”
Katıldığı yayında Ortadoğu’daki sürece dair analizlerde bulunan Ortaylı, bölgenin istikbaline yönelik çarpıcı değerlendirmeler yapmıştı. Usta tarihçi demecinde şu ifadeleri kullanmıştı: “Ortadoğu’da yeni bir sınır çizilecekse bunu biz yaparız. Biz bu coğrafyada yaşıyoruz. Gidecek başka yurdumuz yok. Denize bu topraklardan açıldık, uzaya da buradan ulaşırız. Biz bu bölgede var olduğumuz müddetçe de bizden başkası harita çizemez.”
“OPERASYONUN ARDINDAN TEKRAR GELECEĞİM” DEMİŞTİ
Görüşme esnasında sağlık durumuna da temas eden Ortaylı, olacağı ameliyatın peşinden yeniden yayına katılacağını belirtmişti. Lakin duayen tarihçi, ilerleyen süreçte nükseden sağlık problemleri sebebiyle bir müddet hastanede tedavi görmüş ve yaşama veda etmişti. Ortaylı’nın kaybının ardından bu söyleşi, ünlü tarihçinin halka açık son televizyon mülakatı olarak kayıtlara geçti.
“MUHTEMELEN GELİBOLU OLUR”
Ortaylı’nın geçmiş dönemdeki bir röportajında vasiyetini paylaştığı ortaya çıktı. Ortaylı’nın ilgili mülakatta, “Kabrinizle ilgili bir vasiyetiniz mevcut mu?” sorusuna, “Muhtemelen Gelibolu olur. Burada olsun istemiyorum. Kalabalık olan yerleri sevmiyorum” cevabını verdiği görüldü.
PAZARTESİ GÜNÜ EBEDİYETE UĞURLANACAK
Diğer taraftan Ortaylı’nın defin programı da netleşti. Ortaylı, pazartesi günü İstanbul’da son yolculuğuna çıkarılacak.
İLBER ORTAYLI KİMDİR?
1947 Avusturya/Bregenz doğumludur. İlk ve ortaöğrenim sürecini İstanbul ile Ankara’da tamamlamıştır. 1965 senesinde Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun olmuştur. 1968’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünden mezun olmuştur. Sonrasında Viyana Üniversitesi bünyesinde Slavistik ve Oryantalistik eğitimi almıştır.
Lisansüstü çalışmasını Chicago Üniversitesi’nde Prof. Halil İnalcık rehberliğinde tamamlamıştır. 1978’de A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi bünyesinde “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” başlıklı teziyle doktora unvanı almıştır. 1979 senesinde “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” eseriyle doçent, 1989’da ise profesörlük unvanına erişmiştir.
Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde konuk öğretim üyeliği yapmış, dersler ve konferanslar vermiştir. Yerel ve uluslararası akademik mecmualarda 16. asırdan 19. asra Osmanlı ve Rusya tarihi üzerine makaleleri neşredilmiştir. 1989-2002 periyodunda Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev ifa etmiş, 2002’de Galatasaray Üniversitesi’ne, iki sene sonra da Bilkent Üniversitesi’ne geçiş yapmıştır.
2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü’ne getirilmiştir. Bu görevini uzun süre sürdürmüştür. Güncel olarak Galatasaray Üniversitesi’nde tarih kürsüsünde dersler vermektedir. İlber Ortaylı aynı zamanda Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetiminde yer almakta ve Avrupa İranoloji Cemiyeti üyesidir. Türkçe, Osmanlı Türkçesi ve Kırım Tatarca dillerinde yetki